3 Mart 2012 Cumartesi

AŞK

          Nefes alan bir çok insanın hayatı boyunca en az bir kere yaşadığı içinde sevgi,mutluluk,huzur,güzellik,hasret,ızdırap,aldatma,bekleyiş,kıskançlık,unutulma sendromu ve kaybetme korkuları gibi soyut kavramları barındıran 3 harfli bağzen söylenmesi bile insanı duygulandıran içinde eksiklik hissettiren bir kavramlar topluluğudur.Aşk konusunu ele almak gerekirse birçok başlık altında uzun uzunanlatmak gerekir ben genel olarak şu başlıklarda sizlere aşkı olan veya olmayan okurlarıma iletmek istiyorum....
    
                     KARŞILIKLI VE KARŞILIKSIZ AŞK
      KARŞILIK-LI AŞK:İki kişi arasında adından da anlaşılacağı gibi karşılıklı paylaşılan duygular ve bu duyguların oluşturduğu iki kişilik bir roman.Bu romanın sayfalarını yazan bu iki kişiyi her ne kadar birbirlerine karşılıklı duygullar besleselerde çevre ve insanların bu sayfalarda büyük etkileri olur.Turk insanı olarak tat alamadığımız aşk türüdür.Osmanlı zamanında sırf sevdiğine kavuşunca şiir yazamayacağını düşünen şairler sevdiğine yakınlık göstermez uzaktan severlermiş.Aşkı popülerliğimize değişmeyen menfaatlerimiz için bile terk eden, hep "ölümüne" sevip hiç "bir ömür" boyu mutlu olmayı denememiş insanlarız.O yüzden bu aşk türü üzerinde fazla durmayacağım.Son olarak bu yan başlık için eklemek istediğim şudur karşılıksız aşk %70 ise bunun %30'u karşılıklı aşkı barındırır.
         KARŞILIK-SIZ AŞK:Karşılıksız aşk büyük bir acıdır, çok da fena acıtır, ama güzeldir, illa ki karşılık beklemek bencilliktir, aşkın en büyüğü de budur, yaşanılası, acı çekilesi, tadılası ama kısa sürede atlatılasıdır.Türk edebiyatında vede antolojisinde bir çok yapıtta görülen aşk türüdür.Diğer başlıktada belittiğim gibi bir çok türk edebiyat sanatçısının şiir yazmak için oluşturmaya çalıştığı aşk türüdür.Karşılıksız aşk türü kendi içinde platonik,imkansız ve yasak aşk olmak üzere 3'e ayrılır ben size bu üç seçenek arasından Platonik aşk ile ilgili kendi başımdan geçen bir aşkı anlatacağım.Hikaye şöylr başlıyor;Yıl 2006 ilk okulu yeni bitirmiş Bursa Yenişehir'de bir lisede eğitim görmek için yolculuk hazırlığı yapıyorum.Yolculuk hazırlığı yapıyorum çünkü gideceğim yer Bursa'nın bir ilçesi vede evimize 100 km uzaklıkta.Bir yandan ailemden ayrı kalacağım için içimde hüzün desteleri saçıyorum bir yandanda gideceğim yurdu ve okulu merak edip karşılaşacağım insanları hayal ediyordum.Orta okulda erkekler tarafından bir çok kez dışlandım vede bununla kalmadı bana hakaret etmelerine maruz kaldım.Bunun sebebi ise kişiliğimde beslediğim kadınsı tarafımdı yani anlayacağınız kız gibi çocuk olduğum için bana TOP demeleri ve taciz etmeleri bende büyük gedikler luşturmuştu.Daha çok kızlarla arkadaş olup arkadaşlık ihtiyacımı onlarla gideriyordum.Bu olaylar yüzünden lise hayatına geçmiş olmam bana büyük mutluluk vede ilk okulda alınmış küçük yazı defterlerinin ilk sayfası gibi temiz bir sayfa açmama olanak sağlamıştı.Herşeye yeni baştan başladığım bu dönem ailemden uzak kalmamın verdiği ve gittiğim yurdun baskıları beni ilk zamanlar baya zorlamıştı, hatta annemin gardrobundan çaldığım aile fotoğraflarını gece çökünce cam kenarında bakıp bakıp göz yaşları dökmeme sebep olmuştu.Bir çok geceyi bu şekilde geçirdiğimi hatırlıyorum ,hatta yatmadan önce bütün ailemi hayal edip ağlamaktan ıslanan yastık kılıfında uyuya kalıyordum.Hafta sonlarının gelmesini sabırsızlıkla bekliyor izine gitmek için can atıyordum.İlk başlarda her hafta sonu gittiğim izinler daha sonra babam tarafından ''bak oğlum biz çok varklı bir aile değiliz her hafta izine gelmen beni maddi olarak sıkıyor,senden isteğim artık 2 haftada bir gelmen hatta gerekirse sadece aylık izine gelmen'' söylenen bu sözlerle 2 hafta hatta aylık izne dönüşmüştü.Her ne kadar kızsamda o zamanlar şimdi hak veriyorum.Maddi olduğunu düşünmüyorum ama sanırım onlardan uzak kalmama alışmam için vede derslerime daha fazla zaman ayırabimem için söylemişti bu sözleri.Özlem ve yanlızlıkla geçen bu lise 1 yılı benm için zor geçmişti ama Takdir belgesi aldığım için izinde ev bayram havası yaşamış ailem beni el ütsünde tutmuştu.Yaz bitti ve lise2 ye başlangıç yapmak için tekrar o lanet ileçeye gitmek için hazırlandım lise 2 dönemim geçen seneden tecrübeli olduğum için iyi geçiyor ama ilk defa kapıldığım aşk beni hem mutlu hemde bir o kadar üzüyordu.Evet aşık olmuştum aynı yurtta kaldığım Umut isminde akranım olan bir erkeğe.Nasıl oldu nasıl gelişti hala anlamış değilim ama bir çok izin dönüşlerinde ondan önce yurda gelip gelişini yurdun çatı katında bulunan küçük pencereden izliyor, onu gördüğüm zaman dünyalar benim oluyordu.O neredeyse her hafta sonu izne gidiyordu .Ben 2 haftada bir gittiğim için yurt onsuz tuzsuz yemek gibi geliyordu bana.Bir yandan ona beslediğim platonik aşk bir yandanda aramızda gelişen dostluk beni hem üzüyor hem mutlu ediyor.Bağzen el ele bile tutuşuyorduk bağzen o benm bacaklarıma kafasını koyuyordu bazende ben.Ama o bacağıma uzandığı zaman ben hep saçlarını okşuyordum.Bu yakınlaşma sadece bir arkadaşlık gösterisinden ibaretti ona göre ama bana göre dünyaları bile değişemeyeceğim sıcaklık.Bazen el kol şakaları yapıyordu bana aslına bakarsanız tepki veriyordum ama içim içimi yiyiyordu.Mutlu olduğu zamanlar kollarıyla boynuma sarılıp ağırlığını bana veriyordu.Her ne kadar ağır olsada öküz ben o ağırlığı taşımaktan mutluluk duyuyordum.Bütün lise dönemim onunla yaşadığım küslükler,paylaşımlar birlikte atıldığımız maceralarla geçti .Gün geldi ve çattı lise bitti ben ondan ayrılacağım için mutsuzdum boğazım düğümleniyor ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.Ayrılık zamanı geldi çattı vede biz ayrıldık.Sadece aynı yurtta olamayacağımız için üzülüyordum ama tekrar görüşeceğimizden adım gibi emindim.Şimdi aklıma geliyor bir ara Apantisi patlamıştı ve hastanede yatmıştı 2 gün Bursaya yanına gittiğimde yanında anneside vardı , öğle vakti yemek saatine denk gelmişti ziyaret saatimiz.Görevliler odaya yemek getirdiler ben ona yemek yedirmek için uzandığımda annesi benden önce davranıp yemeği aldı ve sen otur evladım ben yediririm demişti.Offff... kaynanalar hepsi aynı yaaaa.Lise bitti ve ben Gemlikte dershaneye gitmeye başladım bu dönemde henüz interneti yeni yeni keşfetmeye başlamıştım .Keşfedemez olaydım internetten önceki yaşamımda aşklar bir başkaydı benm için.Şu anda her ne kadar dert yansamda o zamanlar benim için büyük niğmet olan internet hayatıma yeni birini almamı sağladı.Hala Umut ile görüşüyor hatta neredeyse haftada en az 1 kere telleşiyorduk.Taaa ki hayatıma aldığım yeni insan ve ilk insan İlkere aşık olana kadar.İlkere duyduğum aşk umut ile aramızda geçenleri unutturmuş yeni ve farklı bir hayata adım atmamı sağlamıştı.Umutun aşkı içimde hep bi yerlerde yaşadı ve birdün verdiğim o salak karar ile telefonda ona karşı hissettiğim vede yurtta ona karşı beslediğim duyguları söyledim.Her hetero sexual gibi tedavi olmam için elinden geleni yapacağını her zaman yanında olacağını söylemişti.Ama ben tedavi olmak istemediğimi ve bunun bende ben olduğunu söylediğim ana kadar.Baktım bu benden soğuyor ben salak gibi sözümün arkasında durmak yerine ona sadece şaka yaptım seni denemek için:((( Offf allahım yapılmayacak şey şaka değil ! Şaka yaptığımı söylemem.Ve o gün o gündür onunla bir daha hiiiiç konuşmadık .AAA pardon geçenlerde istanbulda Haspa kafede otururken aklıma geldi.Numarasını ezbere bildiğim için mesaj attım ve beni aradı saydırmaya başladı bende saydırdım karşılıklı küfürleştik:) Sadece şu sözleri aklımda kaldı .Sen beni denemekle hata yaptın ben sana dostum arkadaşım demiştim.(Ne denemesi be ben sana deli gibi aşıktım sadece kopmamak için şaka yaptığımı söylemiştim.)Şimdi hayatta kimseye inancım kalmadı kimseye güvenmiyorum vede yanlızım hiç kimsem yok.Bu sözleri beni bitirmişti ,bir ara onu aramakla hayamı yaptığımı düşünmüştüm .Ama şu kanıya vardım;'' Biten her aşkın ardından ondan önceki aşk aranıyormuş...''
      

2 yorum:

  1. tatlım,
    bu yazıyı bir kaç paragrafa ayırabilir misin?
    o zaman daha rahat okuyup elit yorumlarımı katabilirim.

    :P

    YanıtlaSil
  2. :) uzun zamandır bloga yazmıyorum yorumu şimdi gördüm tabi ayıra bilirim :)))

    YanıtlaSil