2 Mart 2012 Cuma

BAĞZEN YAŞANILANLARI ÇEVREDEKİ VARLIKLARLA FABLLAŞTIRIP DERS VERMEK LAZIM

AY VE YILDIZLARI                                                         20.10.2009 Bu tarih hayatımda büyük yara açmış benliğimde pisikolojik gedikler açılmasına sebep olmuş bir tarih.Yanlış hatırlamıyorsam  birkaç gün sonrasında beni bile şaşırtan bir fabl dökülmüştü dudaklarımdan.Hayatta kıymetini bilmeyipte sonradan iş işten geçtikten sonra kaybettiğimiz insanlar için akan göz yaşlarının faydasız olduğunu ve bunun her zaman  tekerrür edeceğini anlattıran Fabl :Gökyüzü her zamankinden daha ihtişamlı vede Yıldızlar dur durak bilmeden parıl parıl parıldıyorlar.Bu  güzelliğe ekim ayının ikinci haftasının ilk günü  dikkat ediliyor ve bir yığın insan oturmuş gökyüzünün bu efsanevi güzelliğini izliyor.İzlemeye başlayan her insan bu ihtişamın içinden düşecek ilk Yıldız'ı vede bu Yıldız uğruna dileyecekleri dileği düşünüp hayranlıkla izlemeye devam ediyorlar.Herşeyin yolunda gittiği salı gününü çarşamba gününe bağlayan bu gece bir Yıldız'ın şiddetle yanıp sönmeye başlamasıyla bir şeylerin ters gidişine sebep oluyor.Ben olayı ilahi bakış açısı ile gökyüzünden izlemeye koyuluyor vede bu Yıldız'ın hangi sebepten dolayı yanıp söndüğünü öğrenmek için  gökyüzüne gizliden gizliye kulak misafiri oluyorum.Gördüklerim ve duyduklarım şöyle:Bir kaç Yıldızda benm kadar meraklı ki bir araya toplanıp bu Yıldız'ın yanına gidiyorlar.Aralarında geçen konuşma şöyle.
       ---Merhaba! Yıldız kardeş...
       (Yıldız hiç oralı olmuyor ama zorlada olsa Yıldızlar'ın selamına karşılık veriyor.)
       ---Merhaba...
       ---Herşey yolundamı uzun zamandır seni gözetliyoruz hepimiz durmadan yanıyor bir tek sen durmadan yanıp sönüyorsun.Sakıncası yoksa bunun sebebini öğrenebilirmiyiz?
       ---Çünkü hepiniz monarşik yönetimden memnun ve o kendini lider sanan Ay'a itatat ediyorsunuz.Ben sıkıldım artık ona itaat etmekten öfkem bundandır.Artık hayatta kendi kararlarımı kendim vermek istiyorum.Yapmak istediğim herşeyi özgürce yaşamak vede bunun hesabını vermek zorunda kalmak istemiyorum.
        Duydukları karşısında neye uğradıklarına şaşıran Yıldızlar bir anda sönüyor ve bu isyankar Yıldızı hiç zaman kaybetmeden Ay'ın huzuruna çıkarak ona anlatıyorlar.Bir kaç dadika sonra bu Yıldızlar tekrar öfkeli ve isyan eden yıldızın yanına gelip onu Ay'ın huzuruna çağırdığını söylüyorlar.Yıldız hala isyan ediyor vede ayın huzuruna çıkarak ayaklanma çıkaracağım düşüncesi ile yapması gerekenleri bir bir düşünüyor.Yıldız ayın huzuruna çıkar ve arkası kendisine dönük olan Ay ile iletişem kurmak için boğazını ayıklıyormuş gibi yapıp dikkat çekmeye çalışır.Ay birden önünü ona döner ve yıldız karşılaştığı durumdan dolayı şaşkına döner.Ay kıpkırmızı olmuş kançanağına dönmüş ağlamaktan.Yıldız bu her nekadar isyankar olsada bir o kadar meraklı.
       ---Efendim neyiniz var neden bu haldesiniz?Neden ağlıyorsunuz?(İsyankar Yıldız)
       ---Ben ağlamayayımda kimler ağlasın.Ben hiç bir zaman kendimi düşünmedim her zaman siz Yıldızları düşündüm.Her zaman bende bulunan ışık ve parlaklığı siz yıldızlara eşit miktarda ayrıcalık tanımadan  dağıttım.Dağıttım ,dağıttım ki siz benden daha çok dikkat çekin,insanlar sizi izlesin size bakarken mutlu olsunlar diye.Aşıklar size bakıp hayaller kursun diye.Biri bir şey edinecekse sizden birini edinsin diye.(Gerçekten öyledir insanlardan Ay'ı tutan birini hiç görmedim, herkesin bir yıldızı vardır belki ama bu hiçbir zaman Ay olmamıştır.).
         Duydukları karşısında şaşkına dönen  Yıldız göz yaşlarına hakim olamamış vede ağlayarak gökyüzünü inletmiştir.Yıldız isyanına utanmış yapmaması gereken bu durumdan dolayı kendisinden utanç duymuş ve oracıkta kayıııp gitmiş.
         Her geçen gün bu hikayeyi bir kaç yıldız duyarmış bunu duyan yıldızlar oldukları yerde kayıııp giderlermiş...
          Bu yıldızların kaydığını gören insanlar dilek dileyip hayaller kuruyor.Oy saki hikayeyi bir bilseler onlarda oracıkta kayıııp giderler. :))))
                            Beni okuduğunuz için teşekkür ederim....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder